<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>admin@rizeguzelkoy.com</webMaster><copyright>2oo8-2oo9 © Copyright RizeGuzelkoy.Com | dragon_yasin@hotmail.com</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Çanakkale Zaferi</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=24</link><description>ÇANAKKALE ZAFERİ Çanakkale bir kahramanlık destanıdır;Müslüman Türk’ün asaletini, necabetini ve istiklaline tutkunluğunu simgeleyen, donanım ve maddi imkan bakımından kendisinden daha güçlü ordulara karşı, inanılmaz bir direniş göstererek “Çanakkale geçilmez” dedirten ve tarihin akışını değiştiren eşine az rastlanır anlamlı bir kahramanlık destanı… Çanakkale bir zaferdir;Tarihin eşine ender rastladığı, çehreleri, renkleri, dilleri ve ırkları farklı çeşitli toplumlardan oluşan teknolojik donanıma sahipkudurgan ehl-i salip ordularına karşı kıt imkanlarla ve fakat bütün bir insanlığı meltem esintileriyle kucaklayacak kadar büyük bir imanla kazanılmış muhteşem bir zafer…Çanakkale bir diriliş hamlesidir;Bütün bir dünyanın pervasızca üzerimize geldiği bir dönemde ölüm indiren gökleri, ölü püskürten yerleri ve mermi yağdıran silahları şehit olma duygusuyla gül bahçesine dönüştüren ve sağanak sağanak yağan gülleleri ve mermileri göğsünde söndürerek Çanakkale Boğazı’nı düşmana mezar kılan bir d...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 169</category><pubDate>16.03.2009 23:37:03</pubDate></item><item><title>KUTLU DOĞUM VE FETRET YANSIMALARI</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=23</link><description>KUTLU DOĞUM VE FETRET YANSIMALARI Devir, İslam öncesi devir… İnsanlık huzura muhtaç… Barış ve güvene aç… Her taraf kapkaranlık… Koyu bir cehalet hüküm sürmekte… Vicdanlar, beşeri ihtiraslarla zincirli… Şuur ve idrakler kelepçeli… Düşünceler düşmanlığa ve öldürmeye ayarlı… Mantık kurallarını zorlayan bir kavga ve kargaşa yaşanmakta… “Karanlığın son noktası, ışımanın başlangıç noktasıdır” diye derler ya. İşte öyle ; insanlık, bir taraftan karanlığın son noktasını yaşarken, ışımanın da başlangıç noktasını bekliyordu sanki…Zulmetin alabildiğine yoğunlaştığı bu dönemde insanlık, doğacak bir NUR’a hamile… Vakit tamam… NUR’ dan NUR doğar. Hıra’dan yükselen güneş, ışıl ışıl aydınlatmaya başlar insanlığı.İKRA, aydınlığa giden bu yolun başlangıcı… YOL, uzun ve çileli… Fakat asil… REHBER, nebiler nebisi Hz. Muhammed (s.a.v)… Birden aydınlanmaya başlar alem, vahyin huzmeleriyle… Bereketlenir çorak toprak, rahmet esintileriyle… Tutsaklıktan kurtulur kutsallar bir bir… Ve Rabbine dönmeye başlar, yol...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 24</category><pubDate>08.03.2009 19:10:35</pubDate></item><item><title>Filistim meselesi ve siyonizm 2</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=22</link><description>FİLİSTİN MESELESİ VE SİYONİZM - II Gerçekte ise SİYONİZM veya “FİLİSTİN SORUNU” denen şey, büyük ölçüde MESİHİ İNANIŞ’ a dayanmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, MESİH İNANCI’ nın yeni bir yorumunu ve yeni bir aşamasını oluşturmaktadır.O halde; MESİH İNANCI neyi ifade ediyor? Şunu ifade ediyor: MESİH PİNANCI, dünyanın dört bir tarafına dağılmış bütün Yahudilerin FİLİSTİN’ e dönmesini, Kudüs’te “SÜLEYMAN MABEDİ” ninyeniden inşa edilmesini, “ARZ-I MEV’UD” (Nil ile Fırat arasındaki toprakları) unİsrail’e vilayet olmasını, bundan sonra da MESİH’ in yeryüzüne gelerek Hz. DAVUD’ un tahtına oturmasını ve ebedi hakimiyet anlamına gelecek olan“YERYÜZÜ KRALLIĞI” nın kurulmasını ifade etmektedir. Bu proje, bugün BİP (Büyük İsrail Projesi) olarak siyasi literatürümüze girmiştir.İLK ENGEL OSMANLI CİHAN DEVLETİ THEODOR HERZL ve arkadaşları, FİLİSİTN’ debir Yahudi devleti kurmak için harekete geçtiklerinde, karşılarına çıkan en önemli engel, FİLİSTİN’ in OSMANLI sınırları içinde bulunuyor olm...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 15</category><pubDate>28.02.2009 17:16:57</pubDate></item><item><title>Filistin meselesi ve siyonizm 1</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=21</link><description>FİLİSTİN MESELESİ VE SİYONİZM - I FİLİSTİN; Ortadoğu bölgesinde yer alan, güneyden Lübnan, güneydoğudan Suriye, doğudan Ürdün, kuzeyden Kızıldeniz, kuzeybatıdan Mısır ve batıdan Akdeniz ile çevrili bir beldedir. Önemli şehirleri; Kudüs, Yafa,Hayfa, Gazze,Nablus, Eriha ve Akka’dır. Kısaca tanımladığımız bu topraklar, Osmanlı’nın yıkılmasından ve İsrail’in bölgeye yerleşmesinden sonra, sadece bölge ülkelerinin değil, bütün dünyanın kanayan yarası olmaya başlamıştır. Bölge sürekli savaşlarla, katliamlarla, soykırımlarla anılır hale gelmiştir. Batınınşımarık çocuğu İsrail, görünürde AB ve ABD’nin, aslında ise, uluslararası güç merkezlerinin desteğinde Filistin’de, insanlığı utandıracak en şeni cinayetleri işlemekte, dünyaile alay edercesine, uluslararası toplumun gözleri önünde masum insanları sivil-asker, yaşlı-genç, kadın-erkek, çocuk-büyük demeden öldürmekte, bütün bir dünya da seyretmektedir.Batılı toplumların sessiz kaldığı, kahır ekseriyetle destek verdiği, bazılarının güvenlik sorun...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 20</category><pubDate>09.02.2009 09:03:49</pubDate></item><item><title>Ermeni meselesi - 2</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=20</link><description>ERMENİ MESELESİ! - 2 Ne acıdır ki; bu yabancı okullarda okuyan bazı Türk öğrenciler de, Avrupa ve Amerika politikalarını benimseyen, batı hayranı insanlar olarak yetişmişler ve işbirlikçilik yapmışlardır. Bu konuda İstanbul’daki Robert Kolej tipik bir örnektir. Sultan Abdülhamit, yabancı okulların faaliyetlerini yakından takip etmiş, bir kısmını kapatmış, bir kısmına da ruhsat vermemiştir. Abdülhamit döneminde Amerikan misyonerleri ancak on tane okulu ruhsatlı hale getirebilmişlerdir. Fakat bu on okul bile koca devletin parçalanmasına yetmiştir. Yazının başından beri açıklamaya çalıştığımız; Osmanlı Cihan Devleti’nin yıkılışını hızlandıracak sosyal ve siyasi ortam hazır hale getirilince, isyan kıvılcımları tutuşturulmaya başlandı. İsyanlar önce Balkanlarda başlayıp, bilahare ülkenin her tarafınayayılarak, devlet otoritesini sarsmaya başladı. Bu isyanların düzenli ve organizeli bir şekilde yapılabilmesi için de komitalar oluşturuldu. Komitaların oluşumunda Etniki Eterya teşkilatının üye...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 15</category><pubDate>02.02.2009 14:45:11</pubDate></item><item><title>Ermeni Meselesi - 1</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=19</link><description>ERMENİ MESELESİ! - 1 ÖNEMLİ NOT : Son günlerde bir kısım aydınlar tarafından Ermenilerden özür dilemekampanyası başlatıldı. Kampanya metnini yaklaşık 25 bin aydın imzaladı. Ardından konuya duyarlı olanlar da, karşı kampanya başlattılar. Karşı kampanyaya imza koyan aydınların sayısı da yaklaşık 60 bin’e ulaştı. Mesele, basit bir özür meselesi değildir. Sadece özür meselesi olsaydı taraflardan daha mütevazi olan özrünü diler, sorun çözümlenirdi. Meseleninarka planı vardır. Bu yazı,işte bu arka planı irdelemek, ulusal ve uluslararası toplumdan saklanmak istenen gerçekleri bilimsel olarak ortaya koymak niyetindedir. Yazının uzun olduğunun farkındayım. Sabır gösterilerek sonuna kadar okunursa, sanıyorum bütün bir dünyanın farklı amaçlarla da olsa, bir tarafından tutarak sahiplendiği Ermeni Meselesi daha kolay ve açık olarak anlaşılacaktır. Ermeni Meselesi, 19. yüzyılda uluslararası siyasi güçler tarafından ortaya konmuş bir harekettir. Osmanlı Devleti’nin, iç ve dış mihrakların çıkardığı so...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 24</category><pubDate>25.01.2009 17:12:29</pubDate></item><item><title>Amerika!...</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=18</link><description>AMERİKA!... AMERİKA!... Birçok insanın rüyalarını süsleyen AMERİKA!... Türkiye’nin bile “Küçük Amerika” olacağız dürtüsüyle hareket ettiği ve merkez-sağpolitikalarını oluştururkenörnek aldığı büyülü ülke AMERİKA!... Lobilerin kesişme noktasında kendinden ve halkından habersiz yaşamak durumundaki gizem yüklü AMERİKA!... Batı Medeniyeti ve onun temsilcisi olduğu varsayılan ve kendini dünyanın mürebbiyesi gibi görenhayaller ülkesi mağrur AMERİKA!... Teknik, bilim ve maddi gelişmişlikte insanlığın gördüğü en ileri seviyeye ulaşmasına rağmen; ruh, mana ve ahlakbakımından en ilkel kabilelerden bile daha geri bir anlayışın hakim olduğu ve bu iki zıt zirvenin bir arada yaşadığı AMERİKA!... AMERİKA’ yı yeniden keşfe gerek yok; bir kibirlenme, böbürlenme ve kendini üstün görme medeniyeti!... bir soygun, talan ve tahrip uygarlığı!... hakim olduğu 20. ve 21. yüzyıla savaşlarla, işgallerle ve akıttığı kan, işlediği en şen’i cinayetlerle damgasını vuran bir kabus ve korku imparatorluğu!... Tarih boy...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 35</category><pubDate>07.01.2009 15:55:28</pubDate></item><item><title>Soykırım</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=17</link><description>SOYKIRIM MEVLA ‘nın bereketi, rahmeti ve merhameti her zaman üzerinizde olsun. AMİN. Bu yazımızda devletimizin ve bizlerin üzerinde ulusal çapta oynanan ve tezgahlanan bir projeden bahsetmek istiyorum. SOYKIRIM ırk, canlı türü, sosyal durum, din yada herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen topluluk veya toplulukların bireylerinin, yok edicilerin çıkarları doğrultusunda önemli sayıda ve düzenli biçimde yok edilmeleridir. Bu soykırımın kısa bir tarifi ve bakış açısıdır. Biz Türkler 1915 olayları ile ermeni diasporasının ve yahudi lobilerinin ortak projesiyle böyle bir durumla şuçlanmaktayız. Sözde ermeni soykırımı yapmışız ve çok kötü insanların, vahşeti temsil ediyoruz. Bu gibi şuçlamalarla karşı karşıya bırakılmak isteniyoruz. İngiliz yabancı işler daire yetkilisi ARNOLD J. TONYBEE bir milyon veya 1.200.000 ermeni vatandaşının tehcir edildiği ve bunların altıyüzbin ‘inin öldüğünü söylemektedir. TÜRK ARİH KURUMU başkanı YUSUF HALAÇOĞLU Osmanlı arşivlerine day...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 118</category><pubDate>29.12.2008 11:09:21</pubDate></item><item><title>KENDİ AYDINI’NIN İHANETİNE UĞRAMIŞ BİR ÜLKE: TÜRKİYE</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=16</link><description>KENDİ AYDINI’NIN İHANETİNE UĞRAMIŞ BİR ÜLKE: TÜRKİYEBugün Türkiye’nin içinde bulunduğu devasa sorunları hepimiz yaşıyor ve tartışıyoruz. Bu sorunlar, Türkiye’nin uluslararası camia içinde kendi olarak yer alamayışından doğan vegiderek kendi medeniyet havzasından uzaklaşması nedeniyle ortaya çıkan kültür ve medeniyet sorunlarıdır. Bu sorunlar, Türkiye’nin yaklaşık iki buçuk asırdan beri yapmaya çalıştığı değişikliklere paralel olarak gelişen insan ve kainat telakkisiyle ilgili ve hayatı algılama biçimiyle alakalı olan sorunlardır. Ve bu sorunlar, Türkiye’nin benimsediği ve gerçekleştirmek için devlet aygıtını da kullandığı kültürel değişim ve dönüşümlerinzorla ve baskıyla tepeden inme yapılmak istenmesinden kaynaklanan sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlardır. Aydınlar tarafından, devlet aygıtı da kullanılarak son iki buçuk asırlık süre içinde bir dizi “ıslahat hareketleri” adı altında iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen, bir türlü bu devasa sorunlardan kurtulmak mümkün olmadı. Bu ...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 30</category><pubDate>26.12.2008 19:15:47</pubDate></item><item><title>Kurban</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=15</link><description>KURBAN... Önce Kurbanla ilgili kısa pratik bilgiler vereyim, birkaç cümle ile. Sonra da muhtevasını irdelerim kısaca. Kurban, Türkçeleşmiş Arapça bir kelime… “KURB” kökünden türemiş. Yakınlaşmak, yakınlık, yakınlık kazanmak demek… İslam literatüründe Kurban; belirli bir hayvanı, belirli bir vakitte ibadet niyetiyle kesmektir. Belirli bir hayvandan maksat; Koyun, Keçi, Sığır ve Deve gibi hayvanlar… Belirli vakitten maksat ise; Kurban Bayramı günleri… Kurban kesmek, İmam-ı A’zam Hazretlerine göre nisaba malik her Müslüman’a vaciptir. Kur’an-ı Kerim’den delili, Kevser Suresinin 2. ayetidir ; “O halde Rabbin için namaz kıl ve Kurban kes”Fukaha(Fıkıh Alimleri), bazı hadis-i Şerifleri de kurban’ın vücubuna delil olarak gösterirler. Bunlardan iki tanesini zikredeyim: Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;1- “Kurban kesin. Zira, babamız İbrahim’in sünnetidir” (Ahmet Davudoğlu, Buluğu’l Meram Şerhi-Selamet Yolları, IV, 196).2- “Hali vakti yerinde olduğu halde (Dini ölçülere göre zengin sayıldığı hal...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>06.12.2008 09:54:50</pubDate></item><item><title>KÜRESEL KRİZMİ? KÜRESEL ÇÖKÜŞ MÜ?</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=14</link><description>KÜRESEL KRİZMİ? KÜRESEL ÇÖKÜŞ MÜ? Bugün ABD’de patlak veren ve Almanya, İngiltere Çin ve Rusya başta olmak üzere bütün ülkeleri etkileyen kriz, iyi tahlil edilmelidir. Hiç şüpheniz olmasın, dünya egemenleri ve onların diğer ülkelerdeki uzantıları, manipülasyon yaparak yine finansal gerekçelerle açıklayacaklardır bu küresel krizi! Ve dünyadaki bir çok ülke de yutacaktır bu manipülasyonu!..Bilmek gerekir ki; bugün dünya bir medeniyet krizi yaşamaktadır. İnsanlığa hükmeden batılı paradigmaların insan, hayat ve kainat idrakleri bu krizin kaynağı… Daha anlaşılır bir ifadeyle; seküler Batı medeniyetinin yaklaşık bir buçuk asırdır yaşadığı felsefi çöküşün zaruri bir sonucudur bu küresel kriz… Şu anda yaşadığımız ise; bu medeniyet krizinin sadecefinansal bir yansımasıdır!... Konuyu şöyle açıklayalım; kapitalist sistem, Batı’nın seküler hayat idrakinin ve tasavvurunun bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Batı, dünden bugüne gelirken bazı evrelerden geçmiştir. Bu evreler, batılı insanın hayata ba...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 55</category><pubDate>26.11.2008 16:43:04</pubDate></item><item><title>Adalet</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=13</link><description>ADALET Sevgili dostlar, yazımıza başlamadan önce her zamanki gibi tüm alemlere hayat veren yüce MEVLA ‘nın bereketi, feyzi, mağfireti, sağlık ve afiyeti üzerinizde olsun. Amin. İmanı daim, zihni açık, idrakı kuvvetli, ömrü uzun ve sıhhatli olan kullarından eylesin. Amin. Sevgili dostlar, affınıza sığınarak biraz öz eleştiri yapmak istiyorum. Sitemizi kuralı daha kısa bir zaman oldu. Bu kısa zamanda, güzel olan bazı bütünleştirici olaylara vakıf olduğu anlaşıldı. Artık cenazelerimizden daha bir kısa zamanda haberdar olabiliyoruz. Veya bir araya daha bir sık gelebiliyoruz. Sitemiz ve derneğimiz, birbirimizi daha bir bütünleştirecek ve gücümüze güç katacaktır. Çünkü her zaman birlik ve beraberlikten güç çoğalır. Mesela şöyle bir şey söyleyebilirim. Bizler siteye köşe yazarı olarak MUSTAFAabiyle beraber yazı yazıyoruz. Tabiiki bizler köşe yazarı değiliz. Ama Mustafa abi resmi birgazete veya dergide yazabilecek kapasitede bir insan. Onun yazmış olduğu yazılardaki ayırmış olduğu zaman ve eme...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 85</category><pubDate>21.11.2008 18:10:42</pubDate></item><item><title>Şikayet ve Münacat</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=12</link><description>ŞİKAYET VE MÜNACATİSLAM, bin yıllık bir geçmişle geleceğin bileşkesi… Bugün, yüzlerce yılın ezgisi, ritmi, rengi, musikisi, mimarisi, düşüncesi, tefekkürü, şiiri yeniden diriliş için İSLAM’ a muhtaç… İSLAM, bu milletin ruhudur, hamurudur, mayasıdır, aslıdır-esasıdır, varlık sebebidir,… İSLAM, bu milletin dünüdür, bugünüdür, yarını da olmalıdır, eğer yarınlarda kendi olarak yaşamak istiyorsa!... Bu nedenle; dün Kayserili Gevher Nesibeler, Harputlu Sara Hatunlar, Harranlı alimler, Endülüslü edebiyatçılar, İbn-i Sina’lar, Farabi’ler, Selçuklu şiirini Anadolu’ya nakışlayan Alparslanlar, Hacıbektaş-i Veliler, Pir Sultan Abdal’lar, Yunus Emre’ler İSLAM’ı nasıl bugüne taşıdıysa, bugünkü Müslümanlar daİSLAM’ı taşımalıdır geleceğe. Tüm safiyetiyle, netliğiyle, yozlaşmadan, tahrifata uğramadan… Müslüman Türk toplumunun yarınları bu misyonun taşınmasına bağlıdır çünkü…İSLAM, dünden bugüne taşınırken asırların silemediği öylesine kalıcı izler bıraktı ki; düz mantık varyasyonları, bu izlerin kalıcı...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 53</category><pubDate>17.11.2008 22:47:07</pubDate></item><item><title>Yeter Artık</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=11</link><description>YETER ARTIK Sevgilidostlar öncelikle Mevla ‘nın feyzi, mağfireti ve bereketi üzerinizde olsun. Şu zor günlerimizde devletimize ve devleti yöneten yöneticilerimize; Mevla önlerindeki zorlukları kolaylaştırsın inşallah. Halkımızın bu zor günlerde daha bir sabırlı ve akli selimlikler niyaz ediyorum. Amin. Yazımıza dilimizin döndüğü kadar dua ile başlamak istedim. Ülkemizde terör bir çok farklı fikirlere bölünerek sayıca örgüt olarak çoğalmıştır.Sanki herkesdoğruyu aramak için terör örgütü kurmuştur. Efendim devrim denilmiştikko kurulmuş miliyetçi liberal kominist terör örgütütü kurulmuş din denilmiş yok Hizbullah yok efendim el kaideayrımcılık denilmiş pkk olmuş daha ne örgütler şimdide ergonekon diye yeni bir örgüt varlığı ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Nedir kardeşim bu bu halk bunlara layıkmıdır hergün anarşist yayınlar ve karmaşalık halk bir huzur yaşayamayacak mı inanınki herkesin istediği huzur vegüven tabii ki iş bu ülkedeki halk yıllarca hep başkaları tarafından yönlendirilen ve ...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 106</category><pubDate>12.11.2008 19:24:41</pubDate></item><item><title>TUTSAKKUTSALLAR</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=10</link><description>TUTSAKKUTSALLAR Türkiye, gelişmiş demokratik ülkelerde yaşanması mümkün olmayangarabetlerin yaşandığı bir ülke. Herkes, her konuda kendi uzmanlık alanına bakmadan bilerek veya bilmeyerek konuşuyor. İhanetler, gafletler, çıkar çatışmaları birbirini kovalıyor. Perde arkasında, toplumun tarihten süzülüp gelen ve hayat varlığının esasını teşkil eden değerlerini yok etmek veya yozlaştırıp işlevsiz hale getirmek için planlar yapılıyor. Bilerek veya bilmeyerek ayırımı yapıyorum. Çünkü; iyi niyetinden şüphe etmediğimiz bazı toplumsal kesimler, bu sosyal ve kültürel çözülüşe söylem ve eylemleleriyle bilmeyerek, farkına varmadan ortak oluyor. Bu ülkenin sahibi olduğunu iddia eden bazı kesimler de toplumu dönüştürmek, inanç ve ideal çözülmesini sağlamak adına, toplumla onun kültürel yapısı arasında bilerek bir takım engeller oluşturmaya çalışıyor.Türkiye; bunca engellemelere, baskı ve dayatmalararağmen. özel gün ve geceleribüyük bir vecd ve huşu içerisinde kutlar. Bu anlamda; Kutlu Doğum Haftası ...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 49</category><pubDate>08.11.2008 09:25:12</pubDate></item><item><title>İSLAMKARDEŞLİĞİ</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=9</link><description>İSLAMKARDEŞLİĞİ İslam Kardeşliği, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz bir sosyo-kültürel fenomen. İslam’ın ortaya koyduğu ve bugüne kadar hiçbir beşeri çerçevenin akıl-sır erdiremediği bir zirve nokta. İnsanı bireysellikten toplumsallığa taşıyan ve onu Rab-Kul ilişkisi içerisinde sükunet ve sühuletle yaşamaya sevk edip, inanç sapmalarından ve kültürel çözülmelerden koruyan sosyal bir vakıa… Hiçbir beşeri paradigmanın, kendimüktesebatında yer vermediği, bunun için de bütün beşeri münasebetlerin kar ve çıkar esası üzerine kurulduğu, hayatıniçinden çıkılmaz sorunlar yumağı haline geldiği bir dönemde, insanlığın yaşanabilir bir dünya adına en çok ihtiyaç duyduğu bir sihirli güç… Bu ülkenin bütün renklerini tek vücut, tek kalp, tek insan haline getiren, İslam… Biyolojik bir birlik değil bu. Birliklerin en büyüğü, en kutsalı. İster siyah derili olsun, ister sarı derili, bütün insanlar kardeştir. Aynı şeyleri sevdiren, aynı şeyleri yerdiren, aynı şeyler için yaşamayı öğütleyen, aynı şeyler içim ö...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 43</category><pubDate>30.10.2008 20:31:40</pubDate></item><item><title>İstanbul Üzerine</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=8</link><description>İSTANBUL ÜZERİNEÖncelikle herkese selam eder, Mevlanın feyzi ve bereketinin üzerimizde olmasını dilerim. Bu yazımda yaşadığım şehir İstanbul ‘dan bahsetmek istiyorum.Sevgili dostlar, İstanbul peygamber efendimiz Hz. Muhammet Mustafa S.A.V. efendimizin dualarını almış olan bir şehirdir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askerleri ne güzel askerlerdir ve onu fetheden komutan ve askerlerine cennet müjdelenmiştir.Tarihimize bakarsak bu şerefe Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet han ve onun kahraman ordusu bu şerefe 1453 yılında nail olmuştur. O tarihe kadar İstanbul Bizans imparatorluğunun başkent ve kalesiydi. Bir medeniyet olarak Hıristiyan âleminde kabul görüyordu ve bir çok haçlı savaşlarını organize etmişti. Osmanlı ordusu İstanbul’u kuşatma altına almıştı. Şehre giriş ve çıkışları kontrol altına tutmaya çalışıyordu. Çünkü Osmanlı ordusunun başındaki büyük kumandan Fatih Sultan Mehmet han yıllardır bu şerefe hazırlanmış ve ona göre tüm planlarını yapmıştı. Büyük topl...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 77</category><pubDate>27.10.2008 23:17:44</pubDate></item><item><title>Egemen Güçler Dengesi</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=7</link><description>EGEMEN GÜÇLER DENGESİ (KÜRESEL SÖMÜRÜ) Sistemler; insan, hayat ve kainat idrakleri itibariyle, “HAKKI ÜSTÜN TUTAN SİSTEMLER” ve “KUVVETİ ÜSTÜN TUTAN SİSTEMLER” olmak üzere iki ana bölümde değerlendirilir. “HAKKI ÜSTÜN TUTAN SİSTEMLER”; hakkı esas alır, netice itibariyle hakkaniyeti, adaleti, temel insan haklarına riayeti ve özgürlüklerin yaşanmasını intaç eder, haklının yanında yer alır ve zayıf da olsa haklıyı güçlüye karşı, haklılığı sürdüğü müddetçe korur. “KUVVETİ ÜSTÜN TUTAN SİSTEMLER” ise; kuvveti esas alır, sonuç itibariyle de sömürüye, zulme, baskı ve dayatmaya yol açar. Haklı-haksız ayırımı yapmadan güçlünün yanında yer alır ve zayıfı haklı da olsa ezer.Biz bu değerlendirmemizde, bölgemizde emperyalist güçler tarafından yürütülmekte olan “YENİDEN YAPILANDIRMA” çalışmalarının perde arkasını daha iyi görebilmek için, batılı toplumların “KUVVET” e karşı duydukları ihtirası ve bu ihtirası oluşturan hesap ve dürtüleri ortaya koymaya çalışacağız. Batılı toplumlar yüzyıllardır, hem k...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 52</category><pubDate>20.10.2008 16:10:41</pubDate></item><item><title>KÜRESELLEŞME ÜZERİNE DÜŞÜNCELER</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=6</link><description>KÜRESELLEŞME ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Küreselleşme!.. Emperyalizmin yeni adı… 200 yıl öncesinden gelen emperyalist bir yapılanma… Yayılmacılığın,küresel baskı ve dayatmanın gizem yüklü yeni versiyonu… İfade edelim ki; uluslararası ilişkilerde kullanılan ad ve kavramlar zamanla aşınır. Değiştirilme ihtiyacı hissedilerek yeni ad ve kavramlar bulunur. Küreselleşme de, 21. yüzyıla damgasını vuracak gibi görünen bu yeni ad veya kavramlardan biri ve belki en önemlisi. Bugün hiçbir toplum, emperyalizmden yanayım diyemez. Derse; itici olmuş olur. Tepki toplar. Uluslararası camiadan dışlanır ve etkisini kaybeder. Ama gizem yüklü! küreselleşmeden bahsederse ilgi uyandırır. Takdir toplar ve etkinlik kazanmaya başlar. İçeriği tam olarak bilinmiyor çünkü. Meçhuller dünyasında gezinmeye meraklıdır insanoğlu. Muhtevası herkes tarafından tam olarak bilinmeyen olaylar ve kavramlar dahaçekici ve etkili olmaktadır. Küreselleşme, yaklaşık 200 yıldır süregelen bir yapılanmadır. İngiliz-Yahudi medeniyetinin en ön...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 58</category><pubDate>16.10.2008 23:31:35</pubDate></item><item><title>YETER ARTIK, ANALAR AĞLAMASIN</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=5</link><description>YETER ARTIK, ANALAR AĞLAMASINYeter artık, analar ağlamasın… Son günlerde bütün ülke sathında dillendirilmeye başlanan feryat bu. Yeter artık, analar ağlamasın… Ocaklar sönmesin…Yüreklere ateş düşmesin…Dün vatan sağ olsun hasbiliğiyle teselli bulan toplum, bugün yeter artık analar ağlamasın diyerek; sessizce ve derinden itiraz sesini yükseltmeye başladı. Yeter artık feryadı, sözün ve hasbiliğin bittiği ve sorgulamanın başladığı noktadır. Bu feryat ; ümidin tükendiği, güvenin aşındığı, ümitsizliğin ve bedbinliğin başladığı son merhaledir. Bu feryat ; toplumsal katmanların homojen yapısının yitirilmeye,ayrışma ve iç çatışma işaretlerinin de verilmeyebaşlandığıson aşamadır. Kısaca ; yeter artık feryadı ; bu savaş kirli bir savaştır, bu savaş benim savaşım değildir, bu savaşı sahiplerine irca etmenin zamanı gelmiştir demenin başlangıç noktasıdır.Bilinmelidir ki; ülkemiz ve milletimiz uluslararası bir ihanet şebekesiyle karşı karşıyadır. Bu, salt bir terör hareketi değildir. Bu, bir kimlikar...</description><author>admin</author><category>Okunma: 115</category><pubDate>09.10.2008 07:54:25</pubDate></item><item><title>Dün Bugün Acaba Yarın..!</title><link>http://www.rizeguzelkoy.com/gzlky/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=4</link><description>Dün Bugün Acaba Yarın..! Sevgili dostlarım; öncelikle derneğimizin sitesi tüm hemşerilerimiz için hayırlı olması dileklerimizle beraber bizi yaratan yüce mevlanın tüm feyiz, bereketi ve rahmeti üzerinizde olsun. Sevgili dostlar; ben böyle yazı yazmaktan ve fikir üretmekten pek anlayan biri değilim. O yüzden bazı düşüncelerimi nasıl anlatacağımı bilemeyebilirim. Bu yüzden yanlışlıklar olursa şimdiden özür dilerim. Sevgili dostlar; ben İstanbul’a 1986 senesinde geldim. Kasımpaşa’da rahmetli büyükbabam Hacı Hasan Yılmaz’ın yanında iki sene kaldım.Ama İstanbul o zaman daha bir farklıydı. Aynı sokakta oturan insanlar birbirlerini tanırdı. Tabi daha bir içtenlik daha bir dürüstlük ve aynı zamanda bugünkü şartlara göre daha bit yoksulluk vardı. Ne bileyim evinde bir videosu olan ya da arabası olan zengin sayılırdı. Fakat bu geçen zaman da İstanbul çok büyük göçler aldı. Şehir nüfusu Avrupa da ki birçok devlet’in neredeyse iki katına çıktı. Haliyle o günden bugüne yeni semtler oluştu. Sultanbe...</description><author>admin</author><category>Okunma: 132</category><pubDate>08.10.2008 16:26:14</pubDate></item></channel></rss>